IECEE'nin Belgelendirme Yönetim Komitesi 14. Toplantısı Türkiye'de Yapıldı.
DÜNYA ELEKTROTEKNİK SEKTÖRÜNÜN OTORİTELERİ TÜRKİYE’DE BİRARAYA GELDİ.
EN BÜYÜK VE EN ETKİLİ UYGUNLUK DEĞERLENDİRME SİSTEMİ IECEE’NİN BELGELENDİRME YÖNETİM KOMİTESİ’NİN 14. TOPLANTISI TÜRKİYE’DE YAPILDI.
TSE, TOPLANTI KAPSAMINDA ULUSLARARASI ÇALIŞTAY VE PANEL DÜZENLEDİ.
TSE BAŞKAN YARDIMCISI PROF. DR. ERSAN ASLAN:” ELEKTROTEKNİK SEKTÖRÜ SON 30 YILIN EN BASKIN VE EN HIZLI GELİŞEN TEKNOLOJİSİ”
“TÜRKİYE ELEKTROTEKNİK SANAYİ İHRACATI, SON 10 YILDA ÇOK ÖNEMLİ YOL KATETTİ. ÇİN’DEN SONRA PAZAR HACMİNİ EN ÇOK ARTIRAN ÜLKE TÜRKİYE OLDU”
Dünya elektroteknik sektörüne yön veren dünya otoriteleri Türkiye’de biraraya geldi.
Uluslararası Elektroteknik Komisyonu’nun (IEC) bünyesinde yer alan Dünya Elektroteknik Ekipman ve Bileşenlerinin Uygunluk Deneyleri ve Belgelendirme Sistemi (IECEE)’nin en üst karar organı olan Belgelendirme Yönetim Komitesi’nin (CMC) on dördüncü Toplantısı, 29 Haziran- 1 Temmuz tarihleri arasında Türk Standardları Enstitüsü’nün (TSE) ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi.
Aynı zamanda IECEE Yönetim Komitesi toplantısı çerçevesinde Türk Standardları Enstitüsü tarafından 28 Haziran 2011 tarihinde “Elektroteknik Sektöründe Uluslararası Uygunluk Değerlendirme Sistemleri” konulu uluslararası çalıştay ve panel düzenlendi.
Uygunluk değerlendirme sistemlerinin en büyüğü ve en etkilisi olan Elektroteknik Ekipman ve Bileşenlerinin Uygunluk Deneyleri ve Belgelendirme Sistemi IECEE’nin Belgelendirme Yönetim Komitesi’nin toplantısı kapsamında gerçekleştirilen panelde, Türkiye’deki IEC ve elektroteknik ürünlerle ilgili uygunluk değerlendirme sistemleri ile özellikle IECEE sisteminin altında mevcut belgelendirme planlarına ilişkin bilgi verildi.
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan TSE Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ersan Aslan, TSE’nin 1956 yılında Uluslararası Elektroteknik Komisyonu IEC’ye üye olduğunu ifade ederek, Türkiye’de elektroteknik sektörünün varlık göstermeye başlamasının da TSE’nin kuruluşunu takip eden yıllarda gerçekleştiğinin altını çizdi.
Prof. Dr. Ersan Aslan, Türkiye’de 1960’lı yılların başında montaj sanayi olarak başlayan Türk elektroteknik sanayinin, bugün tek başına bir sanayi kolu olmaktan çıkıp, diğer tüm sektörlerin gelişmesine katkıda bulunan ve ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip olan temel bir sanayi haline geldiğini vurguladı.
Aslan, sektörün gelişmesinde Ar-Ge faaliyetlerinin de artmasıyla teknolojinin yenilenmesinin önemli bir etken olduğunu söyleyerek, “Bugün elektroteknik sektörü için son 30 yılın en baskın ve en hızlı gelişen teknolojisi diyebiliriz. Tüm dünyada elektroteknik sanayi diğer sektörleri de etkileyen kilit sektör olarak değerlendirilmekte ve yirmi birinci yüzyılın stratejik sektörleri arasında görülmektedir. Sektörün gelişimi ve büyümesi Türkiye’de de aynı ivmeye sahiptir.” diye konuştu.
Türkiye elektroteknik sanayi ihracatının son 10 yılda çok önemli bir yol kat ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ersan Aslan, endüstriyel ve tüketici elektroniği ürünlerinin ihracat rakamlarındaki artışın yüzde 50 olduğunu belirterek, en önemli gelişmenin bilgisayar alt sektöründe yaşandığını sözlerine ekledi.
Aslan, son 5 yıl içinde Çin’den sonra Pazar hacmini göreceli olarak en çok Türkiye’nin artırdığını ifade ederek, çok yakın bir zamana kadar, Türkiye’nin ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Hollanda ve İsveç gibi ülkelerle elektroteknik sanayi ürünleri ticaretinde açık veren bir ülke konumunda iken, bugün ihracatçı ülke olma yönünde hızla ilerlediğini kaydetti.
Sektörde atılım yapan ülkelerin ortak özelliklerinin, elektroteknik sanayinde ulusal stratejiler geliştirmek olduğuna işaret eden Aslan, şöyle konuştu: “Türkiye’de elekroteknik sektörünün gelişme sürecinde, 15 yıl öncesine kadar devletin çok önemli rolü olmuştur. Gelişmenin ilk dönemlerinde yerli sanayiyi koruyucu, büyük ölçekli şirketleri destekleyici ve AR-GE konusunda sanayi-üniversite işbirliğine yönelik politikalar geliştirilmiştir. Devlet, sektördeki gelişmenin her aşamasında etkin olarak rol almış, özellikle düzenleyici görevini üstlenmiştir. Ancak günümüzde İlkemizde tam bir rekabet ortamı tesis edilmiş, sektörde yaratıcı faaliyetler, ürün geliştirme ve ileri teknoloji ürünlerine yapılan yatırımlar önemli rekabet unsurları haline gelmiştir.”
Prof. Dr. Ersan Aslan’dan sonra, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Zühtü Bakır “Türkiye’de Elektroteknik Sektör ve Elektroteknik Ürünlerle İlgili Mevzuat”lara ilişkin bir konuşma yaptı. Ardından Dış Ticaret Müsteşarlığı, Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürlüğü, Dış Ticaret Uzmanı Aytuğ Göksu da “Türkiye’de İthal Elekroteknik Ürünlerle İlgili Mevzuat ve Uygulamaları” hakkında bilgi verdi.
“IEC Standardları ve IEC Uygunluk Değerlendirme Sistemlerinin Uluslararası Ticaret, Ürün Güvenliği ve Kamu Güvenliği Üzerindeki Etkileri” konulu Panelin moderatörlüğünü IECEE Başkanı Gosta Fredriksson tarafından gerçekleştirdi.
Almanya’dan Wolffang Niedziella, Arjantin’den Osvaldo Petroni, Fransa’dan Michel Brenon ve Türkiye’den TSE temsilcisi Cengiz Batıgün’ün konuşmacı olarak yer aldığı panele CMC Delegeleri, Türkiye Elektroteknik sektörü sanayicileri ve kamu kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
TÜRKIYE’NIN EV SAHİPLİĞI YAPTIĞI 14. IECEE-CMC TOPLANTISINA GENIŞ KATILIM
İstanbul-Hilton Otel Kongre ve Sergi Merkezi’nde yapılan “IECEE-CMC 2011 Toplantısı”na IECEE Belgelendirme Sistemi içerisinde yer alan 44 ülkeden yaklaşık 150 delege katıldı.
Geniş katılımla gerçekleştirilen toplantıda uluslararası deneyimlerin paylaşılması ve üye kuruluşlar arasındaki işbirliğinin daha da geliştirilmesinin yanı sıra IECEE’nin gelecekte oynayağı rolün daha kapsamlı yönlendirilmesi anlamında da önemli sonuçlar elde edildi.
Toplantıda konuşma yapan Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ersan Aslan, elektroteknik sektörünün ekonomik ve teknolojik özellikleri nedeniyle diğer sanayi kollarını yakından etkileyen önemli ve anahtar bir üretim alanı olduğunu söyleyerek, sektörün dünya üretim hacminde çalıştırdığı işçi sayısı, sanayinin tüm alanları üzerindeki etkisi ve dünya sanayi üretiminin yüzden 10’dan fazlasını yaratması nedeniyle önemli ve lider sanayilerden biri olduğunu ifade etti.
Aslan Türk Elektrik-Elektronik Sanayinin sürekli geliştiğini ve kendini yenilediğini sözlerine ekleyerek, stratejik planlara göre 2023 yılında sektörün 75 milyar dolarlık üretim hacmine ulaşmasının planlandığını vurguladı.
Aslan, Türk elektroteknik sektörünün “Önce Kalite” politikasından yola çıkarak hareket ettiklerini belirterek, “Türkiye elektrikli ve elektronik ekipman sanayi ihracatı için yılda ortalama olarak 9,5 milyar dolar değerinde üretim gerçekleştirmekte ve sektörde yaklaşık iki bin işletme faaliyet göstermektedir. Alt-sektörler bazında değerlendirildiğinde, toplam üretimin neredeyse yarısının tüketici ürün ve ekipmanları tarafından karşılandığı, bunların başında da televizyonun geldiği görülmektedir. 2007-2010 yılları arasında, beyaz eşya sektörünün ihracat değeri yüzde 10,2 artarken; iç piyasada satılan beyaz eşya 5,5 milyon adedi bulmaktadır. Tüketici ürün ve ekipmanlarının ardından, sektörün toplam üretimindeki yüzde 16’lık payı ile telekomünikasyon ekipmanları gelmektedir” dedi.
Ersan Aslan, Türkiye’de 1960’lı yılların başında montaj sanayi olarak başlayan Türk elektroteknik sanayinin, bugün tek başına bir sanayi kolu olmaktan çıkıp, diğer tüm sektörlerin gelişmesine katkıda bulunan ve ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip olan temel bir sanayi haline geldiğini vurguladı.
Aslan, sektörün gelişmesinde Ar-Ge faaliyetlerinin de artmasıyla teknolojinin yenilenmesinin önemli bir etken olduğunu söyleyerek, “Bugün elektroteknik sektörü için son 30 yılın en baskın ve en hızlı gelişen teknolojisi diyebiliriz. Tüm dünyada elektroteknik sanayi diğer sektörleri de etkileyen kilit sektör olarak değerlendirilmekte ve yirmi birinci yüzyılın stratejik sektörleri arasında görülmektedir. Sektörün gelişimi ve büyümesi Türkiye’de de aynı ivmeye sahiptir.” diye konuştu.
Türkiye elektroteknik sanayi ihracatının son 10 yılda çok önemli bir yol kat ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ersan Aslan, endüstriyel ve tüketici elektroniği ürünlerinin ihracat rakamlarındaki artışın yüzde 50 olduğunu belirterek, en önemli gelişmenin bilgisayar alt sektöründe yaşandığını sözlerine ekledi.
Aslan, son 5 yıl içinde Çin’den sonra Pazar hacmini göreceli olarak en çok Türkiye’nin artırdığını ifade ederek, çok yakın bir zamana kadar, Türkiye’nin ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Hollanda ve İsveç gibi ülkelerle elektroteknik sanayi ürünleri ticaretinde açık veren bir ülke konumunda iken, bugün ihracatçı ülke olma yönünde hızla ilerlediğini kaydetti.
Sektörde atılım yapan ülkelerin ortak özelliklerinin, elektroteknik sanayinde ulusal stratejiler geliştirmek olduğuna işaret eden Aslan şöyle konuştu: “Türkiye’de elektroteknik sektörünün gelişme sürecinde, 15 yıl öncesine kadar devletin çok önemli rolü olmuştur. Gelişmenin ilk dönemlerinde yerli sanayiyi koruyucu, büyük ölçekli şirketleri destekleyici ve AR-GE konusunda sanayi-üniversite işbirliğine yönelik politikalar geliştirilmiştir. Devlet, sektördeki gelişmenin her aşamasında etkin olarak rol almış, özellikle düzenleyici görevini üstlenmiştir. Ancak günümüzde ülkemizde tam bir rekabet ortamı tesis edilmiş, sektörde yaratıcı faaliyetler, ürün geliştirme ve ileri teknoloji ürünlerine yapılan yatırımlar önemli rekabet unsurları haline gelmiştir.